Prof.Dr. Orhan Aslan

Kötülüğün son durağı Doğu Guta!

Tarih: 07.04.2018 10:54

Bizi çamurdan yarattığını bildiren Rabbim, yine bize aynı zamanda yarattıkları içinde en şerefli olma yolunu gösterdiğini söylüyor… Aslına bakarsak insanın hayatı, bilinçi bir şekilde kendini kontrol etmeye başladığı andan itibaren, iyi ve kötü, doğru ve yanlış arasında tercih yapma mücadelesi içinde geçiyor… Yaşadığımız her olayda önümüzde hep iki seçenek var; zaten bu dünyadaki sınav da bu seçenekler ile ilgili… Ahlaklı, onurlu, dürüst, merhametli bir birey olma iddian varsa -ki, buna Mümin bir Müslüman olmak da diyebiliriz- bu iddia tercihlerine gerçekten yansıyor mu?

Yaptığımız her tercihin iki yüzü vardır: Kendimize yönelik olan yüzü ve yaşamımızda muhatap olduğumuz kişilere olan yansıması… Bu yansımalar bazen çok canımızı yakabilir ve genellikle bu acılar kişinin kendine karşı dürüst olmasını engelleyerek en vahim sonuçlara götürür… Bu sonuçların başında ise kendine yalan söylemek gelir… Ne zaman ki, insan kendine yalan söylemeye başlar, o zaman iş işten geçmeye başlamış ve çok tehlikeli bir yola girilmiştir!

Dürüst bir kişinin kendini kontrol etmesinin farklı yolları var… Elbette bunun en doğru ve şaşmaz yolu yapılan tercihlerin Allah'ın son kitabı olan Kur’an-ı Kerim ve Hz. Muhammed’in (ASVS) hayatı ile sağlamasının yapılmasıdır…

Hz. Muhammed (ASVS) biz Mümin Müslümanlara şu mesajı veriyor: "Ben güzel ahlakı tamamlamak için geldim…". Dikkatimizi çekerim, "Güzel ahlaklı olmayı önermeye geldim…" demiyor, "güzel ahlakı tamamlamaya geldim" diyor! Zaten güzel ahlaklı, yani dürüst, erdemli, salih ameller yapan insanlara bu davranışlarını muntazaman kontrol edip deyim yerindeyse, "çıtanın yükselmesi" için çalışmalarını sık sık hatırlatıyor… Daha doğru bir deyişle, Rabbimizin emrini tekrar ediyor...

Şimdi gelelim bu iyi ve güzel ahlaklı insan olmanın en önemli göstergesi olan, yine Rabbimizin bize emrettiği gibi infak etmek, yani karşılıksız vermek farzına… Hayatına mübarek Kur’an’ı rehber olarak alanlar mübarek Maun suresini iyi bilirler: "Vay hâline ALLAH’ın kulu olma şuurunu koruyup geliştirmenin ALLAH tarafından belirlenmiş yöntemi ve Hakk Dîn’in direği olan namazı kılanların, yazıklar olsun onlara! Onlar ALLAH’ın kulu olma şuurunu koruyup geliştirmenin ALLAH tarafından belirlenmiş yöntemi ve Hakk Dîn’in direği olan namazlarında umursamazlık, duyarsızlık ve ilgisizlik, dikkatsizlik ve ihmalkârlık içinde olma yanılgısına düşmüştür! Onlar yaptıkları her şeyi yalnızca yapıyor görünmek için yaparlar; yaptıkları hiçbir şeyde samimi değildirler! Ve andolsun ki, onlar, en küçüğünden en büyüğüne her türlü ihtiyâcı karşılayan her türlü yardımın yapılmasını engellerler!"

Sonuç olarak samimi bir kul olmanın yolu en küçüğünden en büyüğüne her türlü ihtiyâcı karşılayan her türlü yardımın yapılmasınan geçiyor… Bu noktada "karşılıksız verme"yi lütfen sadece maddi olarak algılamayalım… Hz. Peygamberin (ASVS) bildirdiği gibi, bir tatlı söz, bir tebessüm bile sadakadır!

İyilik yapmak öncelikle kişinin kendisini iyi hissettirir ve merhamet duygusunu arttırır… Son yıllarda Suriye'li mülteci kardeşlerimize yeterince olmasa bile ciddi bir destek verildi… Öncelikle STK'lar başta olmak üzere bir çok kişi ciddi cve önemli bireysel katkılarda bulunmaya devam ediyor… Bu alışveriş kıyamete kadar da devam edecek... İhtiyaç sahipleri fakirlik sınavı verirken, zengin olanlar ise ellerindeki maddi gücün ve imkanların sınavını verecekler…

Sadece buraya kaçabilmiş Suriyeli mülteci kardeşlerimize değil, hâlâ orada hayatta kalma mücadelesi veren, aktif olarak savaşan kardeşlerimize de canla başla yardımcı olmaya devam etmeliyiz!

Bu bilinçle uzun yıllardır tüm organizasyonlarında elimden geldiğince yanlarında olmaya gayret ettiğim STK'ların bir bölümü dikkati beş yıldır kuşatma altında olan, zulmün tavan yaptığı, artık görüntülerine bakamadığım kötülüğün son durağı olan DOĞU GUTA'ya çekmek ve ellerinden geldiğince yardımda bulunmak için bir organizasyon yaptılar… 10 Nisan Salı günü saat 13:30’da Üsküdar'da Vakıfbank Spor Sarayında gerçekleştirilecek olan bu organizasyonun adı YALNIZLIĞIN ADI DOĞU GUTA ACİL YARDIM BEKLİYOR! Tekrar bir farkındalık oluşturup, elimizden gelen tüm gayreti gösterip toplanan yardımlar Türk Kızılayı aracılığı ile Doğu Guta'ya gönderilecek… Başta Hazar Derneği Başkanı Ayla Kerimoğlu olmak üzere tüm STK'ların çalışanlarından Rabbim razı olsun… Eğer İstanbul'da yaşıyorsanız ve çorbada benim de tuzum olsun diyorsanız bekliyoruz...

NOT: Son beş gündür evimizi şereflendirip şenlendiren Zanzibar Kizimkazi'li iki misafirimden söz etmiştim… Assalam Vakfı başkanı Hatice Yentürk'e ne kadar teşekkür etsem azdır… Özellikle on üç yaşındaki Atiş artık bizim evladımız oldu... Daha düne kadar tanımadığın, dünyanın öbür ucundan gelmiş bir evlada sahip olmak ve onun sınırsız sevgisini hissetmek muhteşem bir duygu! Bunun için ne kadar şükürde bulunsam azdır!

Yorum Yazın

Yorumlar

    İlk yorumu siz yapın